Üç Aylar

Hem Miladî, hem de Hicrî takvimi kullanmak zorundayız.

Bir kısım ibadetler Hicrî takvimle yürüyor. Üç Aylar: Recep, Şaban ve Ramazan. Hadis–i şerifler bu ayların mübarek olduğunu gösteriyor.

“Üç Aylar orucu” yok, fakat Recep ve Şaban’ın başında, ortasında ve sonunda oruç tutulabilir, Ramazan orucu zaten farzdır.

Üç aylar, ne kadar mübarek olursa olsun, Kur’an–ı Kerim kadar mübarek değildir. Nasıl ki Kur’an okunmaz, onunla amel edilmezse, insana faydası olmazsa; bu aylarda da tövbe edilmezse, ibadete hız verilmezse, Ayların mübarekliği, insana fayda vermez.

Bu Üç Ayda savaş yasaklanmış. Fakat Sırplar’la, Ermeniler’le, PKK ile savaş devam edecek.

Ayrıca:

“Nefsini cenge davet mü’mine büyük şandır,

Mücahid Allah için nefsiyle savaşandır.”

Demek ki nefs ile savaş bu ayda kızışacak.

Üç Aylar’da 4 kandil var. Her kandilde Allah ilan ediyor: Tövbe eden yok mu, onu af edeyim”

Ekonomik ve politik kriz gösteriyor ki tövbe de edilmemiş, af da olmamışız.

– Efendim her cuma akşamı camide tövbe istiğfar okuyoruz…

Teyb de birşeyler okur amma çöplüğe atılmaktan kurtulamaz. Çünkü ilmiyle amil değil. Ayrıca iyiyle kötüyü ayırmıyor.

Sormuşlar:

– Kur’an’daki bir kısım ayetleri, bir kısım hadisleri ve alimlerin dualarını eskiler okur şifa bulurmuş, borcunu ödermiş ve pek çok derde derman bulurmuş. Biz okuyoruz, birşey olmuyor. Acaba dualar mı değişti, biz mi değiştik?

Hayır dualar o dua amma, ağız o ağız değil.

Herşeyden evvel üç yüz senedir fiili dua terk edildi. Halbuki “Ya Rab rızkımı artır” diyen, bir işi iyi bilmeli, doğru ve çalışkan olmalı. Bunlar da fiili duadır.

Dil ile yapılan duayla fiilen yapılan dua bütünleşmeli.

Seccadeyle tezgah, camiyle okul, tekkeyle cami bütünleşmeli.

Kısacası insan beyniyle İslâmiyet bütünleşmeli. İşte o zaman Üç Aylar gibi Müslümanlar’da mübarek olur.

– Cumanız mübarek olsun.

– Kandiliniz mübarek olsun.

– Üç Aylarınız mübarek olsun.

Ve:

– Bayramınız mübarek olsun!

Kardeşim zaten bunlar mübarek, Müslüman’ı nasıl mübarek edeceğiz, ona bakın.

Üç Aylar girdi, şimdi bir kısım camilerde hatim üstüne hatim indirilecek, mevlidler okutulacak ve dualar… Sonra: Oruçlu insanların sayısı artacak, camiler de şenlenecek. Acaba bir avuç Yahudi hangi güçle dünyaya meydan okuyor?

Neden İslâm ülkelerinin bütünü, Hıristiyanlar’dan yardım alıyor?

Neden İslâm ülkeleri pazar?

Esir Müslümanlar’ı, savaşan Müslümanlar’ı düşündünüz mü?

Dönen çekleri ve senetleri…

Bankalara yatırılan paraları…

Kalitesiz malları hatırladınız mı?

İhracatı nasıl artırabiliriz, dış borçları nasıl ödeyebiliriz? Enflasyon nasıl aşağı çekilir, işsizlik nasıl önlenir, ahlaksızlık nasıl durdurulur?

Üç Aylar’da bu sorulara cevap bulunacak mı? Bulunmıyacaksa, sizin feryatlarınız da cevapsız kalacak!

Beynimizle İslâmiyet’i bütünleştirelim, O’nu anlıyalım. Yoksa, takvimde Üç Aylar yazılı diye birşeyler yapmak, dünden farklı birşey değildir.

Dün süründük, yarın da sürünmemek için, artık Üç Ayları, kandilleri ve bayramları, Sahabe gibi anlamaya çalışalım.