Müslüman Ve Para

Müslüman ve Para

Müslüman ve Para

Hekimoğlu İsmail, yaratılışa yine alışık olmadığımız bir pencereden bakmaya çağırıyor okurlarını Müslüman ve Para’da. Müslüman kimdir? “Dünya” ile, dünyanın faniye bakan, yok olmaya mahkum yüzüyle ilişkisi nasıl olmalı? 

Bu ilişkiler ağını en doğru şekilde anlamlandırabilmek, Rabbimizin kullarına hitabı olan Kur’ân’la gelen mesaja kulak vermekten, vahyin taşıyıcısı olan Resulullah’a tabi olmaktan ve kainatla gelen mesaja şahitlik etmekten geçiyor, der Bediüzzaman. Hakikatte hiçbiri farklı bir şey söylemez, hepsi aynı hakikatin farklı aynalardaki görüntüsüdür şüphesiz. 

Bu hakikatle yola çıkan Hekimoğlu, Kapitalizm karşısında “Müslümanca” bir duruş sergileyebilmenin yolunu izah etmeye Kur’ân tarifi yaparak başlıyor: “Kur’an ilahi kelam, İlahi ferman, ilahi hitaptır. Bu hitaba muhatap olan cehaletten ilme, ihtilaftan ittifaka, beceriksizlikten beceriye ulaşır. O öyle bir bahçedir ki herkes eli yetiştiği kadar meyve toplar; hiç kimse eli boş dönmez.” 

Mesajları doğru okuyabildiğimiz zaman meyvelerini henüz dünyada iken toplamaya başlayacağımız bereketli bir bahçe gibidir Kur’ân… Ve bize dünya ile, Rabbimizi gösteren bir ayna olarak muhatap olmamamızı söyler. Dünya paradır; dünya ailemiz, malımız, mülkümüzdür; şöhretimiz, başarılarımız, kariyerimizdir… Kısacası dünya, hangimizin daha iyi işler yapacağını görmek için Rabbimizin bize emaneten vermekte olduğu ve veriliş maksadına uygun olarak kullanıp kullanmamakla sınandığımız her şeydir… 

Kimine para verilir, mal verilir; şükrederek zekat ve sadakayla infak etmesi beklenir. Kimine evlat verilir, Allah yolunda yetiştirerek infak etmesi beklenir. Kimine ilim verilir, Allah ve Resulü’nün adını yüceltmek için infak etmesi beklenir. Kimine hastalık verilir, sabrederek infak etmesi beklenir.  Kimine maharet verilir, hayır istikamette kullanarak infak etmesi beklenir. Kimine sağlık verilir, mükemmel işleyişe hayran olup şükrederek infak etmesi beklenir. 

Hepimize varlık verilir, verilmeyene bakmak yerine varlığı verene minnet ve perestiş etmemiz beklenir… Hepsi Hayy’dan, bir maksatla vazifeli olarak gelir, bu maksadın farkında olarak ihtiyacı olana, ihtiyacı nispetinde verilmek üzere gönderilir…

Müslümana düşen hayatın her alanında kendisine “veriliyor olduğunu” unutmamak, sahiplenmemek, Verene karşı daima kulluk vaziyetini takınmak, memnuniyetini dile getirmek, Vereni daima hatırda tutmaktır… 

Öyle ya dünya bir misafirhanedir; misafir misafirliğini bilmek gerektir…

Müslüman ve Para, gerek şahsi gerekse içtimai hayatta kendi hayat filminin başrol oyuncusu olan insanın, günümüzde kapitalizm ve materyalizm baskısıyla sürüklendiği dehlizlerden suhûletle çıkabilmesi için “Müslümanca bir bakışaçısı” getirirken, maksada ulaştıran en kısa ve en selametli yol olan sünnet-i seniyye yolunun gereklerini yaşanmış örneklerle kendi dünyalarımıza taşıyor… 

Temel sorularımıza ikna edici cevaplar veriyor… 

– Müslüman’ın para ile ilişkisi nasıl olmalı?

– İslam’da iktisadın önemi.

– İktisadi hayatta fert ve aile.

– İslamiyet bir iken Müslümanlar neden muhtelif?

– Helal kazanç neden önemlidir?

– İslami hayat yoksa ne var?

– İşsizliğin sebepleri nelerdir?

– Sermayenin vazifesi nedir?

– Faiz sistemi içinde Müslümanın yeri…

– Kapitalizm ve din

– Maddi İktidar, manevi otorite.

– Müslümanların müşterek iş yaparken karşılaştıkları problemler nelerdir ve nasıl aşılabilir?       


Satış Noktaları