Ebu Derda (r.a)

Ebu Derda (r.a.) Ebu Derda, İslâmiyet’'in ilk yıllarında Müslüman oldu. Daha evvel tüccar olmasına rağmen, ticareti bırakıp bir ortaklığa sermayesiyle girdi. Aldığı kârla geçimini temin eder, geri kalan zamanını ilmî çalışmalara verirdi. O, İslâmiyet’'i daha iyi anlamaya ve yaşamaya çalışıyordu.…

Devamını Oku

Ayaküstü bir sohbet

Ayaküstü bir sohbet, Liseli, üniversiteli gençler etrafımı sardı: – Bir Minyeli Abdullah daha yazsanız konusu ne olurdu? – -Sizleri yazacağım, sizin hayatınızı... Hepsi dikkat kesildi. Devam ettim: – -Günah seline nasıl karşı koyduğunuzu: İçkiden, kumardan, kız arkadaştan nasıl uzak kaldığınızı...…

Devamını Oku

Kültürler ve insanlar

Kültürler ve insanlar Cemal Süreyya, Adam dergisinde şöyle diyor: Marilyn Monroe öldü diyorum ona Ölümü siyah bir kakül gibi alnına düşüvermesini bildi.Şimdi cennette Nietsche'’nin metresi olması gerekir Bu bir şiirmiş, onların şiir anlayışı böyle. Onlar diyorum, çünkü onların dünyası başka.…

Devamını Oku

Şiir üzerine…

Şiir üzerine... Ne buyurmuşlar: “Şiir varlığın gizli anlamlarını taşır(mış), örneğin: Göğü tersçe çevirip başıma mavi kağıttan deli, köpük kuş ötleyen kendi öğrenir ötmesini” İşte böyle nokta, virgül önemli değil, mısralar küçük harfle başlayabilir. Aklına geleni söyleyeceksin, kimse bir şey anlamayacak,…

Devamını Oku

Almanya’da İslâmiyet

Almanya'’da İslâmiyet 80 milyonluk Almanya’da yabancılar 5 milyon kadar, Müslüman Almanlar da 3-–5 bin civarında. Bu durumda Almanlar’'ın büyük bir çoğunluğu Hristiyan. Hristiyan Almanlar'’ın kiliseyle ilişkisi çok az, ırklarına sadakatı, din haline gelmiş, kanunlara sadakatı da bundan fazla. İşte bu…

Devamını Oku

Tercüme dünyasında

Tercüme dünyasında Tercümeye çeviri, mütercime de çeviren deyince bazı arabaları çeviren trafik polisi aklıma geliyor. Tercümana da çevirici demişler ki bu da yol kesen eşkıyayı hatırlatıyor. Hele tercümana dilmaç demeleri yenilir, yutulur değil. “Dil yaresini andıracak yare bulunmaz.” Çünkü yabancı…

Devamını Oku

Vecizeler

Vecizeler İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmaksızın herşeyi anlatan kitaplar, hayatı bataklık haline getirdi. İlim kaleleri, cehaletle kuşatıldı. Kur’an’ın tarifiyle insan “zalim ve cahil” olduğu için ona din gönderildi ki kerim: şerefli ve izzetli olsun Cemiyetin bozulup çöplük haline gelmesinden korkma,…

Devamını Oku

Batı ölçüleri ve ölçülerimiz

Batı ölçüleri ve ölçülerimiz Biz yıllar yılı kendimize Batılı gözlerle bakıp, kendimizi Batılı ölçülerle değerlendirdiğimiz gibi, Batı'’ya da Batılı gözlerle bakıp, onu Batılı ölçülerle değerlendirdik. Batılı, her şeye kendi gözü ile bakmakta, her şeyi kendi ölçülerine göre değerlendirmekte haklı idi;…

Devamını Oku

Savaş ve teknik

Savaş ve teknik Fransız şairlerinden Alphonse de Lamartine 1790–1869 yılları arasında yaşamış, yazmış olduğu Osmanlı Tarihi (1) isimli eserinin 898’inci sahifesinde. “Osmanlılar’'ın kalbinde zayıflayan ne din, ne yurt, ne de ırk bilinci idi. Eksik olan Avrupa’daki teknik ilerlemelerin düzeyine çıkamamaktı.…

Devamını Oku

Genç kızlarla bir sohbet

Genç kızlarla bir sohbet Artık üniversiteyi bitirmeyenler tahsil yapmış sayılmıyor. Halbuki kızların çoğu ilkokul mezunu. “ İlmi beşikten mezara kadar tahsil ediniz” emrine uyan bu kızlar; okuyarak, dinleyerek, düşünerek, hatta ibret alarak kendilerini çok güzel yetiştiriyor. Şikayetleri şu: –Diplomamız olmadığı…

Devamını Oku

Descartes

Descartes Descartes (Dekart) 1596–1650 yıllarında yaşamış Fransız filozoflarındandır. Bir kısım Müslümanlar akıldan uzaklaştığı sırada o, akla yapışmış: “Herşey aklın kabul edeceği şekilde anlatılmalıdır” derken, Müslüman olmadığı halde İslâm’a çok çok yaklaşmış, o ölçüde de Hıristiyanlık’tan ve kiliseden uzaklaşmıştı. “Kainatta meydana…

Devamını Oku